| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | reflect on f. | derinlemesine düşünmek | ||
|
We must urgently begin to reflect on this in slightly more depth. Bu konu üzerinde acilen biraz daha derinlemesine düşünmeye başlamalıyız. More Sentences |
||||
| Genel | reflect on f. | yansımak | ||
|
The general success of the fair reflected on the participating companies, as well. Fuarın genel başarısı katılımcı firmalara da yansıdı. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | reflect on f. | derinlemesine düşünmek | ||
|
We must urgently begin to reflect on this in slightly more depth. Bu konu üzerinde acilen biraz daha derinlemesine düşünmeye başlamalıyız. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | reflect on f. | ayıplamak | ||
| Genel | reflect on f. | kusur bulmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | reflect on f. | kafa yormak | ||